KAŞ

KAŞ BİR TUTKUDUR

ANLATMAKLA DEĞİL YAŞANMAKLA ÖĞRENİLİR...

                              KAŞ; tarihin, doğanın, sanatın, denizin, mavinin bütün güzelliklerini sergilediği önemli bir beldemizdir... Kaş´ın tarih dokusu, Likya Medeniyetinin kalıntılarından oluşmaktadır. Dağlara oyulmuş kaya mezarları, lahitler, anfitiyatro, tek ve çift sanduka mezarlar bu medeniyetin hala yaşayan kalıntılarıdır. Batıda Likya’ya başkentlik yapmış olan Xantos-Letoon ve Patara tarihi kalıntı açısından çok zengin bir beldedir.

                             Xantos -Letoon kültürel nitelikler bakımından 9.12.1988 yılında dünya miras listesine alınmıştır. Doğu yönünde ise doğal güzelliklerinin yanı sıra batık şehriyle zengin tarihe tanıklık eden Kekova vardır. Kekova içerisinde görülmeye değer diğer Likya yerleri ise, Simena, Aperlai, Tırmısın, Apollonia, Theimussa dır..

                                Cumhuriyet meydanından uzun çarşıya eski Rum evlerinin begonvillerle süslü güzelliklerine bakarak fotoğraf çekerek çıkarsınız. Sokağın sonunda karşınıza kral mezarı çıkar. Bu anıtsal lahidin kaidesinde 8 satırlık kitabe bulunmaktadır. Tiyatro Çukurbağ yarımadasına giden yolun sağındadır. Halen ayakta ve sağlam olan tiyatronun yüzü denize hâkimdir. Yerli kalkerlerden yapılmıştır ve 26 basamaklıdır. 4000 kişilik kapasitesi olan tiyatromuz günümüzde bale- konser- tiyatro etkinliklerinde kullanılmaktadır. 

                                Kaş dünyanın sayılı dalış merkezlerinden birisidir. Kaş’ın su altı zenginlikleri sayılamayacak kadar çoktur. Dünyanın en eski batığı Kaş Uluburunda çıkartılmıştır. Bu batık İ.Ö. 14.yy’a ait olup batık gemiden çıkartılanlar bodrum müzesinde sergilenmektedir. Kaş en az dalgıçlık kadar yamaç paraşütü merkezlerinden birisidir. Kaş’ı ve çevresini gökyüzünden süzülerek seyretmek çok keyifli ve heyecan verici bir deneyimdir.  

                                 Kaşı anlatmak sözcüklere sığacak bir güzellik değildir. Kaş’ı gecesiyle gündüzünle doğasıyla tarihiyle deniziyle yaşamak gerekir.

Kaş Sanal Gezintisi